iCRA KURULU:  Dr.Baymirza HAYIT, Prof.Dr. Dursun YILDIRIM, Prof. Dr. Ahmet Bican ERCILASUN, Prof.Dr. Yumni SEZEN, Doçent.  Cemal ZEHIR, Gaz. Yazr. Rasim EKSI HUKUK DANISMANLARI: Av. Izzet CEMIL FIDAN, Av.Ilker TURNA, Av. Ömer YESILYURT, Av. Hakki KURTULUS, Av. Mehmet TASDELEN...    SITE SORUMLULARI:  Genel sorumlu: Erhan ÖZTUNC, Teknik Sorumlu: Naci ERKOVAN, Halkla Iliskiler: Melih YILMAZ...
  Hâlâ hesabınız Yok mu? Tıklayın! /
Sevgili Gönül dostu site sakini Kardeslerim...
gerek MHP gerekse ÜLKÜ OCAKLARIYLA ilgili yapilan yorumlarda mutlaka duyarli olmali,
hizip ve klik olacak yazilardan mutlaka kacinmaliyiz.
Eminimki kardeslerimiz bizi bu konuda anlayisla karsilayacaklardir.
BIR OLALIM IRI OLALIM DIRI OLALIM SELAM VE SAYGILARIMIZLA MEKANIM AILESI
   ........
   

    

Haberlesme


Sadece Üye Girişi Yapmış Olanlar Sohbet Edebilir. Lütfen Giriş Yapın ya da Üye Olun.

Ana menü

 Haber Arşivi
 Gazeteler
 Misafir Defteri
 Kısa Mesajlar
 Arkadaşına öner
 Bize Yaz
 Site ici Genel Arama
 Anketler
 Üye Bilgilerim
 Özel Mesajlarim
 Günlügüm
 Üyelerin listesi
 Siirler
 Sayfalara Köprüler
 Yönetici Giriş
 Siteden Ayrilis
 Site Görevlileri
 Haber öner
 Animasyon ve videolar
 Müzikler
 İsimler ve Anlamları
 Kitap Tanitimi
 Youtube Videolari
 Resim Albümü
 TurkDevletleri
 Padisahlar
 Unutulan Gazetelerimizden
 Köşe Yazar Girişi
 Uye şikayetleri
 Atatürkün Hayatı
 Haberleşme

Istanbul a bakis

Şehri İstanbul

İl Haritası

Kuşbakışı

©mekanim.Net

Sözlük

Yedi dilde sözlük
Mekanim Sözlük
Dilden dile çeviri
Dilden:
Dile:
Ara

Yeni Şiirler

· Havuz Geyiği
(1 okuma)
· MUTLU SON
(5 okuma)
· Türk Olmak
(13 okuma)
· Sos- Yal
(12 okuma)
· zulm etmeyin
(17 okuma)
· KALK YİĞİDİM!
(26 okuma)
· Yaşayan Türkçülere Ağıt
(12 okuma)
· CAN SULTAN!!!
(18 okuma)
· Kınalı Kuzular
(9 okuma)
· Sayın Bakan 1
(10 okuma)

Toplam 1014 şiiri kayıtlı

Videolar

Türk Tarihi

Gn:: Naci
-: July 16, 2009 13:30
İzlenme: 333
izlenim: 0.00 Puanlar: 0

Ülkücü Sehitlerimiz

Gn:: Naci
-: 19th Nov 2007
İzlenme: 2198
izlenim: 23.00 Puanlar: 6

Akif e

Gn:: Naci
-: 06th Oct 2007
İzlenme: 2226
izlenim: 8.00 Puanlar: 2

Ant Şiiri

Gn:: Naci
-: 06th Oct 2007
İzlenme: 2504
izlenim: 10.00 Puanlar: 2

Çanakkale Şehitlerine

Gn:: Naci
-: 06th Oct 2007
İzlenme: 2517
izlenim: 0.00 Puanlar: 0

Tarih boyunca Türkler

Gn:: Naci
-: 06th Oct 2007
İzlenme: 2163
izlenim: 5.00 Puanlar: 1

Şanlı mirasımız Osmanlı

Gn:: Naci
-: 06th Oct 2007
İzlenme: 2350
izlenim: 8.00 Puanlar: 2

Cengiz Han 2

Gn:: Naci
-: 05th Oct 2007
İzlenme: 2311
izlenim: 0.00 Puanlar: 0

Cengiz Han 1

Gn:: Naci
-: 05th Oct 2007
İzlenme: 2196
izlenim: 0.00 Puanlar: 0

Fatih Sultan Mehmet Han

Gn:: Naci
-: 05th Oct 2007
İzlenme: 2512
izlenim: 5.00 Puanlar: 1

Mekanim.de :: Başlığı Görüntüle - BİZDE PETROL VARMI
 Pano KılavuzuPano Kılavuzu   AramaArama   GruplarGruplar   HesabınızHesabınız   Oturum AçOturum Aç 

BİZDE PETROL VARMI

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Ekonomi Ekonomi
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
samil2001
Ülkü Eri
Ülkü Eri


Yaş: 40
Kayıt: Aug 22, 2007
Mesajlar: 127
Şehir: İSTANBUL

Turkiye.gif

Seviye : 10
G.M.: 0 / 230  
 0%
T.M.: 110 / 110  
 100%
S.Y.S: 7 / 22  
 31%


Durum:

MesajTarih: 22.09.2007 23:53   Mesaj konusu: BİZDE PETROL VARMI  Alıntıyla Cevap Gönder

Bu konuyu facebook'ta paylasin!
Evet var.Peki neden çıkarmıyorlar nedeni işte.Menderes hükümeti tarafından imzalanan Kennedy yardımları.O tarih DPTnin yaptığı hesaplara göre yer altı mevcut petrol rezervlerinin TPAO ancak yüzde altısını çıkarabilecek ve işleyebilecek kapasitede.Çıkarılabilecek mevcut rezerv yüzde on yedidir.Dünyanın bütün ülkelerinin petrol yasalarını hazırlayan buna İngl.Faransa ve Amerikan düşmanı latin ülkeleride dahil hepsinin petrol yasalarını hazırlayan Amerikalı bir yahudi Kenndy yardımları karşılığı mevcut rezervlerin Mobil Amako ve Britiş petrol bp ün çıkarması yasasını TBMM den Amerikan dayatmasıyla geçirirler.Hemde kırk dokuz yıllığına.DPT nin ve TPAO nın hesabına görede TPAO yüzde altı Mobil ve Bp kalan yüzde onbiri çıkaracak Türkiyenin petrol ihtiyacıda çıkacak petrolün yüzde onbiridir kalan yüzde altıylada Türkiye petrol ihraç eden ülkeler sınıfına OPEC e girecek ve ekonomi düzelecek.Ama yapılan uluslar arası gizli ve bağlayıcı anlaşmaya göre petrolü çıkarıp çıkarmama konusunda tek söz sahibi Mobil ve Bp dir.Amerika ve bu iki şirket petrolü burda çıkarıp Türkiyeye ucuz enerji kapılarını açıp OPEC üyesi yapmaktansa rezervlerin üzerini beton ve mayınla kapatırlar.Boşuna İsrail mayın temizleme karşılğı yer altındakileri hükümetten istemiyor az kalsında alcaklardı kokusu çabuk çıktıda olmadı.Ve bizide enerji bağımlısı yaparlar.Güneydoğunun altı petrol denizi sınırdan yirmi otuz kilometre içeride varda bizdemi yok o petrolün bir ucuda bizde değilmi.pkk nin yuvalandığı gabar ve cudi dağlarının altı uranyum madenleri ile dolu değilmi.Uzaydan Türkiyenin yeraltı fotoğraflarını çeken ABD li Nasa pilotu yaptığı basın açıklamasında Türkiyenin öyle yer altı zenginlikleri varki nasıl böyle fakir olduğunu anlamıyorum diyor ama ülkücüler anlıyor.Hazar petrollerini Türkiyenin çıkarmasını isteyen Bozkurt Ebulfeyz Elçibeyi devirmek için Mobil , Bp ve shell Azerbaycana Aliyevi iktidar yapmak için tam otuz bin paralı Amerikan askerini finanse edip gönderdi.Bir bilen Sülo da o zaman seyredip Aliyeve destek oldu.Eski cumhur Sezer'in hükümetin getirdiği ve imzalamadığı petrol yasıda o yahudinin hazırladığı yasaydı işte .Şimdi yeni cumhur verilen iktidar sözleri karşılığı imzalayacak hayırlı olsun vatana da satanada.




En son samil2001 tarafından 10.11.2007 18:10 tarihinde değiştirildi, toplamda 6 kere değiştirildi.
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
ESKiTUFEK
Usta kalem
Usta kalem


Yaş: 40
Kayıt: Nov 05, 2006
Mesajlar: 777
Şehir: ANKARA

turkistan.gif

Seviye : 25
G.M.: 0 / 1490  
 0%
T.M.: 711 / 711  
 100%
S.Y.S: 11 / 73  
 15%


Durum:

MesajTarih: 23.09.2007 00:54   Mesaj konusu: KARA SU!  Alıntıyla Cevap Gönder

Bu konuyu facebook'ta paylasin!
Sevgili Ülküdaşlarım.

Sayın Ülküdaşım samil2001'in tespitleri tamamiyle doğrudur. Tamamlayıcı bir bilgi olarak size bütün Türk Milletinin gözü önünde olan ama ABD güdümündeki Türk Medyası tarafından mahirane bir şekilde gözden kaçırılan bir gerçeği anlatayım:

Galiba 4-5 yıl kadar önceydi. Tarihini tam hatırlamıyorum. Hakkari'nin bir dağ köyündeki köylüler, yerden çıkan bir kara su bulduklarını ve bu suyun yandığını görürler... Bu haber bölgedeki TGRT TV muhabirinin kulağına gider. Bizim muhabir de alır kameramanını bahsedilen yerde çekim yapmaya gider. Bundan sonrasını ben Televizyondan milyonlarca Türk vatandaşı ile birlikte canlı izledim. Köylüler, muhabiri bahsettikleri "yanan kara su"yun bulunduğu dereye götürüyorlar... hakikaten yerden kaynamakta olan siyah bir su var. Köylüler suyun yandığını göstermek için, ellerindeki sopaların ucuna bağladıkları çaputları kara suya batırıp sonra yakıyorlar... Suya boca edilmiş çaputlar alev alev yanıyor...

Hikayenin bundan sonrası çok ilginç! Türk milletinin bu konuyla ilgili görüp göreceği bu oluyor... Ertesi gün haberi duyan yetkililer derhal olaya müdahale ediyorlar ve konu bir daha açılmamak üzere ebediyen kapatılıyor. Peki konunun bundan sonrasını ben nasıl öğrendim? Anlatayım:

TPAO'lığında yıllarca Sondör olarak çalışıp emekli olan bir dostumdan dinledim hikayenin devamını... Meğerse; o saha yıllar önce Menderes hükümetleri zamanında ABD'li petrol şirketlerine tahsis edilmiş bir saha imiş. ABD'li şirket orada kurduğu petrol sondajında petrol bulduğu halde, petrol bulamadığını söylerek kuyuya tonlarca CİVA dökmüş ve kapatmış. Kuyunun üstüne de beton atılmış ve toprak dolgu ile de kapatılmış. Biliyorsunuz, O bölge tetronik açıdan çok hareketli bir deprem bölgesi. Bu nedenle; bölgede meydana gelen küçük veya büyük depremler sonucu, yer kabuğunda meydana gelen çatlaklardan kuyuya salınan CİVA akıp gitmiş ve petrolün üstünden baskı kalkınca da artezyen yapan petrol yeryüzüne çıkmış... İşte! hakkarili köylülerin tesadüfen keşfettikleri "kara su" o kuyudan artezyen yaparak çıkan petrolmüş... Peki sonra ne mi olmuş?

ABD'li şirketin Menderes Hükümeti zamanında 49 yıllığına kiraladıkları o bölgenin kira süresi, 2003 yılında doluyormuş... Bu nedenle o bölgedeki kiralama süresini bir 49 yıl daha uzatmak için 2000-2002 yılları arasında o zamanki DSP-MHP-ANAP Hükümetine çok baskı yapmışlar... Ama o hükümet zamanında süre uzatılmamış... Ancak daha sonra kurulan A-KAH-PE iktidarı döneminde, 2003 yılında o sahanın 49 yıllığına yeniden aynı şirkete kiralanması sözleşmesi imzalanmış... Bunun tabi sonucu olarak da; şirket bu petrol'ün artezyen yaptığı kuyuya teknik ekiplerini göndererek yeniden gerekli müdahaleleri yapmışlar ve "Kara su"yun akışını durdurmuşlar...!

Ne diyelim! Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kervetine...

Hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum.

ÖNEMLİ NOT: Köylülerden duyduğu haberin üzerine SAZAN misali atlayan TGRT muhabiri ve kameraman, daha sonra işlerinden olarak Türkiye'de her şeyin, özellikle de ABD'li amcalarını ilgilendiriyor ise, HABER yapılamayacağını öğrendiler.


Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
dagistan
Moderatör
Moderatör



Kayıt: Oct 16, 2005
Mesajlar: 516

blank.gif

Seviye : 20
G.M.: 0 / 893  
 0%
T.M.: 426 / 426  
 100%
S.Y.S: 50 / 52  
 96%


Durum:

MesajTarih: 23.09.2007 01:21   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

Bu konuyu facebook'ta paylasin!
Ingilizler ve Fransizlar G.Dogu Anadolu icin bosuna israr etmediler! Bu bolgemizde petrol bulundugu 1841'de Fransiz ve Ingiliz muhendisler tarafindan tescillendi. Hukumetlerimizin ulkemi zengin edeyim, kendi ayaklarimda durmayi becereyim, petrol cikarabilecek Turk muhendislerim olsun demediginden hazinenin ustunde yatiyor ve diger ulkeleri zengin ediyoruz!

Hazinenin en degerlisi petrol digil su kaynagimiz! Ayni bolgemizde sahip oldugumuz su kaynagi Iran, Irak, Suriye'yo beslemekte. Uluslar arasi kanuna gore ne kadar su dagiticagimiza kimse karisamaz, fakat ne hikmetse GAP'a ragmen kendimize bisey yapmadik Arap'in colunu suluyoruz! Onlar bize beles petrol veriyorya.

Konyada ciftcilik bitti. Ana su kaynagi gol kurudu cole donuyor Konyam biz GAP'tan Konyaya hat kurmuyoruz.


Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
samil2001
Ülkü Eri
Ülkü Eri


Yaş: 40
Kayıt: Aug 22, 2007
Mesajlar: 127
Şehir: İSTANBUL

Turkiye.gif

Seviye : 10
G.M.: 0 / 230  
 0%
T.M.: 110 / 110  
 100%
S.Y.S: 7 / 22  
 31%


Durum:

MesajTarih: 24.12.2007 21:07   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

Bu konuyu facebook'ta paylasin!
Petrol yoksa çıkartma ruhsatı neden vermiyorsunuz ?!..

Değerli okurlar, geçenlerde Türkiye-Suriye sınırında uydu
verilerine göre petrol denizi olduğu iddiasını yazmıştım. Yazı
sonrasında Silopi de madencilik yapan Beşir Yılmaz aradı.
Yazacaklarımı lütfen iyi okuyun!...
Beşir Yılmaz telefonda .. "Vedat bey, gelin Silopi' de
Cudi eteklerine sizi götüreyim de petrolü kendi gözünüzle
görün!.."diyerek feryat ediyordu.
"Nasıl yani!.." diye sorduğumda anlatmaya başladı..
"Biz aileden madenciyiz.Irak sınırında yaklaşık 300 km ya
da bir başka deyişle yaklaşık 150 milyon ton asfaltit madeni
buldum.. Bu madeni bir süre resmi olarak işlettikten sonra devlet
1978 yılında kamulaştırıyoruz" diyerek el koydu. Rezervin de 50
milyon ton olduğu iddia edildi.Madem asfaltit rezervi az, neden el
koyuyorsunuz.
Dünyanın neresine giderseniz gidin asfaltit maddesi
bulunan her yerin altında petrol vardır.Silopi 'nin altı da petrol
denizidir.Yaz aylarında etraftaki ocaklardan resmen petrol akar ve
Hezil çayına karışır.
Gelin görün! Sadece petrol değil, burada çok zengin
uranyum Ve nikel madeni de var"
- Nereden biliyorsunuz? "Türkiye'deki analizlere
güvenmediğim için madenin her tarafından örnekler alarak Almanya'ya
bizzat götürdüm ve analiz yaptırdım.
Raporları gönderdim size ( Sonuçlar elimde Yatağan ve
Tunçbilek''egöre ikimisli rakamlar var)
dünyanın en önemli uranyum madenlerinden birisi
buradadır ve aktif haldedir.."
Beşir Yılmaz'ın anlatacak o kadar çok şeyi var ki
makineli tüfek gibi art arda sıralıyor.
Ben de zaman zaman araya girip soru soruyorum-Petrol
olduğunu nereden biliyorsunuz?
"Bu bölgede İngilizler 1967-87de petrol aramışlar.Açılan
kuyulardan gökyüzüne doğru 100 metre kadar petrol
fışkırmış.Ardından kapatmışlar ve betonlamışlar. Benim madenimin
yanında da bu kuyudan var ve vanasını gelin birlikte açalım eğer
beton ve civa basıp tıkamadılarsa bakalım ne kadar petrol fışkıracak.



Dönemin köylüleri arasında hâlâ yaşayan görgü tanıkları
var ve petrolün 100 metre kadar fışkırdığını görenler var.
"Beşir Yılmaz konuştukça pür dikkat dinlemeye devam
ediyorum.."
Vedat bey, asfaltit maddesi olan her yerde petrol vardır.
Eğer petrol yoksa bana neden petrol çıkartma ruhsatı
vermiyorlar?
Musul ve Kerkük' ün rakımı 80-100 metre
civarındadır.Cudi Dağı'ndaki petrolümüz resmen Irak'a doğru akıyor
ve başta İngilizler ve ABD bunu biliyor.."
Beşir Yılmaz bugünlerde Silopi' ye bile zor gider hale
gelmiş. Devlet kamulaştırılacak diye el koyduğu madeni şimdi
Turgay Ciner 'in sahibi olduğu Park Holding'e devretmiş. Durum böyle
olunca, Yılmaz da
dava üstüne dava açmış ve yürütmeyi durdurma kararı aldırmış.
Eğer tekrar el konulursa AİHM''ye başvuracakmış.
Kısacası madeninin peşini bırakmıyor ama artık
bölgedeki aşiret ağaları da onun peşini bırakmaz hale
getirilmiş..
Bütün dava tutanakları elimde okudukça dehşete
kapılıyorum. Şimdi sıkı durun...
Beşir Yılmaz Başbakan Tayyip Erdoğan' a bu durum üzerine
başvurmuş ve dilekçe vermiş dilekçede aynen şöyle yazıyor..
"Bürokrasi ve çeteler milletin hak ve hukukunu aramaktan
bezdirmiştir.
Televizyonda ve basındaki konuşmalarınızda "hortumcu
çetelerin ve bürokrasinin üstüne gidilecektir" diyorsunuz .

Millet buna çok seviniyor.. 25 yıldır gasp edilen
madenimiz çete ve bürokratların, anayasa, kanunlar ve insan hakları
hiçe sayılarak ihale yolu ile peşkeş çekiliyor.


Allah'a ve sizin yüksek adaletinize sığınıyorum."
Beşir Yılmaz devlet tarafından el konulan mallarını ve
bunun karşılığında devletin verdiği parayı yazıya eklemiş..
1- 35 km yol yaptım.
2- 500 bin ton hazır çıkarılmış kömürüm var.
3- 3,5 milyon metreküp hafriyat yapılmış.
4- Mazot tankları.
5- Dinamit ambarı.
6- Kantar ve kantar binası.
Resmi olarak bana ait olan ve vergisini ödediği madenimde
Bugüne kadar
yaptığım işler vehalen bulunan demirbaş ve çıkarılmış
maden içinde 5.800.800 TL. (Buna resmen gasp ve devlet terörü
denir!)
Beşir Yılmaz Başbakan Erdoğan'a yazdığı dilekçede devam
ediyor. "Bu para halen bankada duruyor. Buna rağmen Türkiye
Kömür İşletmeleri ihaleyi adamlarına ve hortumculara peşkeş çekiyor"
Beşir Yılmaz' ın bu başvurusuna Başbakan Erdoğan bugüne kadar cevap
vermemiş.
Beşir Yılmaz'dan al ve ABD bağlantılı şirketlere ver.
Uranyum konusu da bir başka skandal.
Güneydoğu resmen petrol denizi üzerinde ve Türkiye ABD
Firmalarının peşinde "bize petrol bul" diye yalvarıyor...
İddialar devam ediyor:.6 mühendisin kafaları kesildi.

TPİK diye Türkiye Petrolleri'nin kurduğu bir kurum yurt
dışına petrol arama işlerine giriyor ve bugüne kadar milyar dolar
zarar ediyor.
Beşir Yılmaz diyor ki:
"Kimin hain kimin işbirlikçi olduğunu anlamak çok
kolay! Eğer bölgede petrol yok ise neden bana petrol çıkartma
ruhsatı verilmiyor.

Ruhsat verin 800 metreden petrolü çıkartmazsam ben bu
ülkeyi terk ederim.
MTA yıllar önce sondaj yaptı 480 metrede su bulundu ve
ardından delici aletin ucu kırıldığı için sondaja son verildi.Herkes
bilir sudan sonra petrol gelir. Biz yerli teknoloji ile 1200 metreye
kadar sondaj yapabiliriz kimseye ihtiyacımız yok. İzni versinler
siz görün petrol nasıl
fışkıracak..
" Bu görüşmemizden bir gün sonra Beşir Yılmaz tekrar
aradı ve Soma'da görevli bir mühendis ile görüşmemi isteyerek
telefon numarasını verdi.
Adını burada yazmak istemiyor.Mühendis ile görüşmemde daha da
çarpıcı gerçekler çıktı ortaya.
Altı ay kadar önce Cudi dağları eteklerinde bulanan 6 insan
iskeletinin ne olduğunu bilip bilmediğimi sordu.
Ben de "bilmiyorum" dedim. Mühendis ekledi "Buiskeletler 18 Yıl önce
Cudi Dağı'nda kaybolan 6 Türk petrol mühendisinin iskeletleri.
Kafaları kesilerek öldürülmüş.."
Dondum kaldım. Ne diyeyim.Kendisi de mühendis olduğu
için yalan söylemiyordur diye düşündüm..Ardından devam etti..
"Vedat bey Türkiye maden bakımından dünyanın en zengin ülkesi. Siz
Ödemiş yakınlarındaki
Bozdağ 'ın dünyanın en büyük altın rezervi olan
dağlarından biri olduğunu biliyor musunuz?
Ama bu madenleri kimse çıkaramaz. Hatta bu konunun
üzerine giden gazeteciler öldürüldü.
Uğur Mumcu ve Çetin Emeç'in öldürülmeden kısa bir süre
önce bu madenler üzerine gittiğini biliyorsunuz her halde..."
İlgiyle dinledim. Okadar çarpıcı şeyler anlattı ki, yazmaya sayfalar
yetmez.İddiaları n hepsinin
belgeli olduğunu söyleyen bu mühendis,
gazete ve televizyon kanallarında hiçbir gazetecinin bu yönde bir
haber yapamadığını ve milletin resmen
uyutulduğunu örneklerle anlattı. Beşir Yılmaz'a son sözüm oldu
" Bana anlattıklarınızı Genelkurmay''a anlatınız mı?"
Aldığım cevap da aynen şöyle..
" Vedat bey her şeyi belgeleriyle birlikte bir kaç kez
askeri büyüklerimize anlattım ama bugüne kadar bir arpa boyu
ilerleme kaydedemedik!"..
Ne diyeyim, bu milleti korumaya yemin etmiş olanlar
utansın!..
Son sözüm: "ABve ABD , PKK''yı boşu boşuna özellikle bu
bölgede güçlendirip milletin başına bela etmedi.
Bölgeye gelecek barış ortamı Türkiye''yi ekonomik
olarak uçuracak gelişmelere gebedir!.."

Gazeteci Vedat Yenerer'in yazısıdır alıntıdır!


Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
A_K_S_bugrahan
Usta kalem
Usta kalem


Yaş: 56
Kayıt: Dec 10, 2006
Mesajlar: 283
Şehir: Hollanda

netherlands.gif

Seviye : 15
G.M.: 0 / 488  
 0%
T.M.: 233 / 233  
 100%
S.Y.S: 26 / 35  
 74%


Durum:

MesajTarih: 25.12.2007 13:21   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

Bu konuyu facebook'ta paylasin!
Değerli Ülküdaşım Şamil2001,

Gerçekten Türkiye'mizin her yerinde ayrı ayrı petrol,gaz,ve çeiştli madenlerimiz var.Ne yazıkki; 60 hükümet kurulmuş şimdiye kadar malesef hiçbiride Necip milleti rahatlatacak ve kalkınmasını en kısa zamanda halledecek bu ana meselelerle ilgilenmemişlerdir bırakın ilgilenmeyi ilgilenen mühendisleri,bilenleri,iş adamlarını engellemenin her türlüsünü yapmışlardır.

Ben gazetedeyken bana Yüksek Mimar Durmuş Topcu bey bana yolladığı mektup'da şu bilgileri veriyor.Erzurum Horasan,Çanakkale Biğa,Doğu karadeniz,Tuz gölü,Güneydoğu ve Doğu Anadolu,Van gölü altı ve daha nice bölgeler petrol ve doğal gaz denizi olduğu halde ABD.ve Batının baskısı ile verimli petrol kuyuları verimsiz gerekçesiyle kapatılmaktadır.Doğuanadolu ve Güneydoğu'nun bazı bölgelerinde açıktan petrol akmaktadır.100 milyar tl. harcanarak (O zamanki Rakamlar) Horasan'da açılan kuyu Ankara'dan gelen emirle 8 saat sonra kapatıldı.Hlbuki Horasan'da 140 petrol kuyusu açılması palanlanıyordu.ABD ve Ab Türkiye'nin petrol üreten ülke olmasına karşıdır.Petrol kartelleri böyle istiyor?Tabi ki bütün zengin kaynaklarımız yerinde dururken ve halkımızın dikkatlerini başka tarafa çekerek bu meselelerin üsütünü örtüyorlar.allaaha emanet olun,olene kadar ülkücü kalın.


_________________
Tanrı dağı kadar Türk,Hıra dağı kadar Müslüman

Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
samil2001
Ülkü Eri
Ülkü Eri


Yaş: 40
Kayıt: Aug 22, 2007
Mesajlar: 127
Şehir: İSTANBUL

Turkiye.gif

Seviye : 10
G.M.: 0 / 230  
 0%
T.M.: 110 / 110  
 100%
S.Y.S: 7 / 22  
 31%


Durum:

MesajTarih: 02.01.2008 13:13   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

Bu konuyu facebook'ta paylasin!
BP, II. Abdülhamit'e ait iddiası
Batılı ülkelerin ayak oyunlarını gören II. Abdülhamid, Kerkük ve Musul petrolleri'ni kişisel mülkü olarak kaydettirmişti. Sonrası karışık. Yeni ortaya atılan iddia çok tartışılacak
Kerkük ve Musul'daki petrol kuyularının II. Abdülhamid'in şahsi mülkü olduğu biliniyor. Peki ya sonrası? Osmanlı ailesinin İngiliz hükümeti ve petrol şirketleriyle 79 yıl boyunca sürdürdüğü hukuk savaşı, Türk hükümetlerinin tutumu… I. Abdülmecit'in torunu Mahmud Sami, 1998 yılında mahkeme masraflarına para yetiştirilemediği için kapanan Abdülhamid'in petrol kuyuları davasını anlatıyor.

Osmanlı İmparatorluğu'nun en uzun süre saltanat süren padişahlarından II. Abdülhamid'in Musul ve Kerkük'teki petrolleriyle ilgili şimdiye kadar çok şey yazıldı. Abdülhamid'in petrol arazilerini şahsi mülkü olarak alması, Almanların ve İngilizlerin arkeolojik araştırma yapacağız bahanesiyle bölgede petrol araması tarihle ilgili olanların bildiği konular. Ancak geçtiğimiz haftalarda yayınlanan bir kitap, Abdülhamid'in petrolleriyle ilgili bilinmeyen bir gerçeği ortaya koydu.

Sultan I. Abdülmecid'in üçüncü kuşaktan torunu olan Mahmud Sami'nin kaleme aldığı kitapta, Osmanlı ailesinin Mondros Mütarekesi'nden başlayarak 1998 yılına kadar sürdürdüğü bir hukuk mücadelesi anlatılıyor. Musul ve Kerkük petrolleri için 79 yıl boyunca İngiliz ve Amerikan mahkemelerinde açılan davalarla Osmanoğulları'nın kendi aralarındaki çelişkiler ve düşmanlıkların akıcı bir ülupla anlatıldığı "Abdülhamid'in Petrolleri" adlı kitapta, Türk hükümetlerinin davayla ilgili yaklaşımına da ilk kez yer veriliyor. Kitap dünyanın ilgisinin Kuzey Irak ve Türkiye'de yoğunlaştığı bugünlerde birçok tarihi gerçeğe ışık tutuyor.

HAZİNEYE DEVREDİLMEDİ

Osmanlı varislerinin miras davasındaki temel dayanağı Abdülhamid'e "zorla" imzalatılan tüm şahsi mallarını hazineye devrettiğine dair belgenin Meclis-i Mebusan'da karara bağlanmamış olması. Zira dönemin Kanun-i Esasi'sinde hükümdarın yayınladığı tüm irade-i seniyyelerin parlamento onayına sunularak her iki meclisin de onayından geçtikten sonra yürürlüğe gireceği öngörülüyordu.

Fakat Mahmud Sami'nin aile arşivlerinden aktardığına göre, ne Abdülhamid ne de halefi Sultan Reşad'ın malvarlıklarını hazineye devrettiğine dair irade-i seniyyeler parlamentoda ele alınıp karara bağlanmamıştı. Ancak iktidardaki Jön Türk hareketi söz konusu petrol yataklarını bir İngiliz şirketi olan Turkish Petroleum Company'e kiralamıştı. Bu şirket bugün dünyanın her yerinde şubesi bulunan British Petrol'den (BP) başkası değildi. Bu durum mirastan mahrum bırakılan Osmanlı ailesiyle bu servete sahip çıkmak isteyen batılı devletler, özellikle de İngiltere arasında onlarca yıl sürecek diplomatik ve hukuki çekişmenin temelini oluşturacaktı.

İNGİLİZLER NEZAKETTEN VAZGEÇİYOR

Nitekim Osmanlı topraklarındaki İngiliz işgalini koordine eden Yüksek Komiserlik, petrol kuyularının kontrolü konusunda Osmanlı varislerinin itirazlarını dikkate alarak bir inceleme başlatmış, Londra'ya yazılan raporda tüm tetkiklere rağmen mülklerin Osmanlı hazinesine devredildiğine dair güçlü belgeler bulunamadığını itiraf etmişti.

Konu İngiliz yönetimince uzun süre bekletilmiş ancak varislerin itirazlarının ardı arkası kesilmemişti. Varislere karşı nezaketi elden bırakmayan Birleşik Krallık, Musul ve Kerkük vilayetlerinin tüm itirazlara karşı Irak'a bağlanması konusunda Milletler Cemiyeti'nde nihai bir karar aldırmak için her türlü baskı aracını kullandı. İngiltere garantörlüğünde kurulan Irak Yüksek Mahkemesi de söz konusu mülklerin Irak hükümetine ait olduğu yönünde kesin bir karar aldı. Konu kapanmış gibi görünse de Avrupa'da ekonomik zorluklarla boğuşan Osmanlı ailesi hukuki süreci bitirmemekte direniyordu.

TÜRKİYE DE İLGİLENMEDİ

Kitapta aktarılan belgelerden en önemlisi de Irak petrolleri konusunda yeni kurulan Türk hükümetinin tutumu. Mahmud Sami'nin aktardığına göre Türkiye'nin konuyla ilgili tek müdahalesi, Abdülhamid'in Türk vatandaşı olarak kalan üç eşinin veraset haklarıyla ilgili ricada bulunmaktan ibaretti. Türkiye, İngiltere'den vatandaşlarının miras haklarının tahkim yoluyla korunmasını yani pay verilmesini talep ediyordu. Ancak İngiltere varisler için tahkime gitmeyi hiçbir zaman kabul etmedi.

OSMANOĞULLARI BÖLÜNÜYOR

Yıllara yayılan hukuk mücadelesi Osmanlı ailesi içinde de çekişmelere sebep oldu. Mahkeme masraflarından ve birbirinden habersiz açılan davalardan dolayı tartışan aile üyeleri petrol kuyuları konusunda ortak bir mücadele yürütmeyi hiçbir zaman başaramadı. 1970'e kadar hiçbir netice alınamayınca Mahmut Sami'nin ağabeyi Bahaeddin, ABD ve Fransa'nın da desteğini alarak yeni bir hukuki süreç başlatmaya hazırlanıyordu.

O güne kadar Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde Osmanlı malları için onlarca gönüllü şirket kurulmuştu. Çünkü dava kazanılırsa elde edilecek milyonlarca sterlinden hukuk bürolarına düşecek olan pay avukatların hayallerini süslüyordu. Ancak sonuçsuz kalan girişimler hukuçuları da yıldırmış, Osmanlı ailesi mahkeme masraflarını karşılayamaz duruma gelmişti. Destek arayışları ve yazışmalarla geçen yirmi yılın ardından 1998'de aile son bir deneme yapmaya karar verdi.

Bir Amerikalı bir hukuk şirketiyle irtibat kuran Bahaeddin Sami mahkeme masrafları için gerekli olan 25 bin doları temin etmek için ailenin diğer üyeleriyle irtibata geçti. Çünkü yalnızca 12.500 dolar toplayabilmişti ve önemli varislerden biri de Saffet Neslişah Sultan'dı. Ancak kensine sorulmadan bir hukuk bürosunun işe başlamasına tepki gösteren Neslişah Sultan da kalan meblağı ödemeyi reddedince 79 yıl boyunca sessiz sedasız süren Abdülhamid'in petrolleri davası bir daha açılmamak üzere kapandı.

Osmanlı mülkleri sahipsiz kaldı

Osmanlı ailesinin mülkleriyle ilgili birçok davaya bakan avukat Ömer Köker'e Abdülhamid'in petrol kuyularını ve ailenin on yıllarca sürdürdüğü hukuk mücadelesini sorduk. Osmanlı mülklerinin Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana içinden çıkılamayan bir konu olduğunu söyleyen Köker'e göre, birçok hanedan mensubunun açtığı sayısız davayla durum tam bir karmayaşa dönüştü.

Türkiye topraklarında bulunan gayrimenkullerin de yıllardır mahkemelik olduğunu söyleyen Köker, karışıklığın sebebini olarak ülkenin tüm topraklarının aynı zamanda hanedanın malı olmasını gösteriyor. Ancak bunun yanı sıra Padişahlar ve aileleri ülke topraklarında şahsi mülklere de sahip. 1924'ten sonra ülke toprakları hazinenin oldu ancak hanedan üyelerinin şahsi mülkleri için tasfiye kararı alındı.

Karar uyarınca 1 yıl içinde satılacak mülklerden elde edilecek gelir aile üyelerine ödenecekti. Ancak bu gerçekleşmedi. Birçok taşınmaz ya sahipsiz kaldı ya da üçüncü kişilerin eline geçti. Bu karmaşanın hâlâ devam ettiğini söyleyen Köker, Abdülhamid üzerinden miras yoluyla aileye geçen Musul ve Kerkük petrolleri için hukuken bir şey yapılamayacağını söylüyor. Çünkü impataratorluğun parçalandığı Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda oluşan siyasal karmaşa kendi hukukunu üretti.


Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Ekonomi Tüm saatler GMT +3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001-2003 phpBB Group
phpBB port v2.0.7 based on Tom Nitzschner's phpbb2.0.6 upgraded to phpBB 2.0.7 standalone was developed and tested by:
ChatServ, mikem,
and Paul Laudanski (aka Zhen-Xjell).

Version 2.0.7 by Nuke Cops © 2004 http://www.nukecops.com
 




sitemiz PHP-Nuke kodlarına sahiptir. GNU/GPL lisansı dağıtılan ?cretsiz yazılımdır.