Paranın merkezi İstanbul olacak" neden? % 47 lik oy oranına sahip iktidar partisiyim, istediğimi yaparıma getiriyor işi başbakan. Yoksa, Merkez bankasını Ankara'dan İstanbul'a taşımanın mantığı yok ortada. Durum durup, kafa karıştırıp günlerce tartışılacak söylemleri var başbakanın.
Tayyib Erdoğan 60. Hükümetin eylem planını açıklıyor, orada söylüyor bunu. 22 Temmuzda seçim olmuş, altı ay sonra eylem yapmadığı mı gelmiş aklına bilmiyoruz ki. K.Irak'a da sınır ötesini sekiz ay geciktiren bir başbakandır kendileri. Şarj problemi mi var acaba diye düşünmüyor değilim.
22 Temmuzda seçim olduğunda kendileri, iktidar olmazsa istifa etmeyi planlıyorlardı efendim. Tarhan Erdem'in kehaneti tutup %47 lik oy alınca, şoka girdi zahir. Eylem planına anca sıra geldi.
Merkez Bankası, Ziraat Bankası, Halk bankası, Vakıfbank'ı İstanbul'a taşıyacaklarını söylüyor Erdoğan. Kimseye soracak değiliz diye de ekliyor. Sanki babasından kalan miras üzerinde tasarruf yapıyor.
Ankara'nın suyu mu çıktı ki, İstanbul'a taşınıyor diye merak ediyor vatandaş elbette. Şöyle cevaplıyor Erdoğan bu soruyu?
" Merkez Bankası'nın İstanbul'da olması hem bankanın işlevini artıracak hem de oradaki gücü farklı bir konuma gelecektir. Kanunsa kanun çıkartırız. Bunun kararını verdik." ( Medya)
İstanbul'da işlev artıyorsa, TBMM'ni de oraya taşıyalım o zaman. Bankalar şimdiye kadar Ankara'da oldukları için pek bir şeye yaramıyorlardı, İstanbul'a taşıyarak gücü farklı bir konuma getirilecek gibi mantık dışı bir şeyler düşündürüyoruz.
Kanunsa kanun çıkaracaklar, kararlılar.
Görün bakın bundan böyle AKP yi kim tutabilir? 21 Ekim referandumunu gölgede bırakmak için Abdullah Gül ile oyaladılar milleti. ABD'ye biat edecek sadece o mu vardı. 22 Temmuzdan 28 Ağustos'a kadar Cumhurbaşkanlığı seçimi, ardından " Malezyalaşmak" ve "Sivil Anayasa" tartışmaları ile yatıp kalktık.
AKP nin 2. gelişinin, ilki gibi olmayacağını kimse öngöremedi.
21 Ekim Referandumu," Halk Oylaması" değil, halka kurulan bir tuzak olduğu günlerce anlatıldı. Neydi o tuzak? Anayasanın 96. maddesinin değiştirilmesi, 367nin yok edilerek, adeta monarşik bir düzen kurulması. 96. madde değiştirilerek yerine ne konuldu?
"TBMM, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır. TBMM, Anyasada başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiç bir zaman üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz."( 184 vekille toplanıp, 137 vekille karar çıkarma yetkisi)
Muhalefetin öncülük yaparak referanduma "Hayır" dedirtmesi gerekiyordu, önemsenmemiştir. Bundan sonra AKP iktidarı, "Anayasa" başta olmak üzere Türkiye'yi hamur gibi yoğurma yetkisi ile donatılmıştır. Hala anlamayanlara anlatılması rica olunur.
Gelelim tekrar "Eylem Planına". Yani AKP iktidarının yapacaklarına. Bankaları İstanbul'a taşımanın dışında, işsizlik, enflasyon ve şu anda durma noktasına gelen sağlık hizmetlerinde hangi yenilikleri düşünüyorlar . Memura enflasyon oranında diye komik artış verdiler, fakat Elektrik ve temel gıda maddelerine %20den başlayan çok büyük oranda zam yapıldı. Seçimden önce 2 Küsur liraya alınan mısırözü yağı bugün oldu 4 küsur lira. Şeker, pirinç, fasulye akla ne gelirse zamlandı. İnsanlar hayalle mi yaşamayı öğrenmeli AKP iktidarında, bunun cevabını bekliyoruz?
Yıl 2008, başbakan 2000 yılında ki krizi anlatıyor. Kronikleşmiş problemleri kucaklarında bulduklarını seçim meydanlarında hiç söylemiyordu. Her şeyi düzelttik, "Yola Devam" diyordu. Kömürdü, yeşil karttı, yardım dağıtmaktı derken olan para bitirdikten sonra sekiz yıl öncesinden medet umuyorlar. Enflasyonu tek haneye indirdikleri söylemine, memurun, işçinin cebi isyan ediyor.
''Biz ülkemizde iktidarı teslim aldığımızda 18 milyon insan yoksulluk sınırının altındaydı. Biz, bu insanları kucağımızda bulduk'' diyor başbakan. 14 Milyon kişiye yeşil kart, sekiz milyon aileye de kömür dağıtıldığını biz değil kendisi söylüyor. O halde bahsi geçen yoksulluk dönemlerinde katmerlenmiş demektir. Millî gelir saçmalığına hiç girmiyorum.
Ayrıca bu dönemde, 2002 yılında söz verdiği üzere "Duble yollar" bitirilecekmiş. Dünya bankası kredili Duble yollar ile İran saldırısı arasında bağ kuran dostların, yanılmalarını diliyorum tekrardan .
Dönemlerde hortlayan, dahası siyasallaşma noktasına gelen PKK terörünün sebebine 60 Hükümet eylem planı içinde rastlamıyoruz.
Bir iktidarın eylem planında elçilik açılması olabilir mi? Ve başbakan bunu marifetmiş gibi açıklar mı?
" Türkiye'nin, Afrika kıtasında 12 büyükelçiliği bulunduğunu, bu yıl içinde 10 yeni elçilik daha açılacağını belirten Başbakan Erdoğan.." Elmasını, altınını Batı emperyalizminin talan ettiği Afrika'ya bir el de biz atacağız bu hesaba göre. "Türk Okullarının" olduğu yerlere mi açacağız ekçilikleri ne dersiniz?
60 İktidarın Eylem Planı fos çıkmıştır.
bu forumda emeğı gecen Neval ablama tesekkur ederım......
sevgı ve dua ıle kalın,yurekten gonulden Allah'a emanet olun