iCRA KURULU:Dr.Baymirza HAYIT, Prof.Dr. Dursun YILDIRIM, Prof. Dr. Ahmet Bican ERCILASUN, Prof.Dr. Yumni SEZEN, Doçent. Cemal ZEHIR, Gaz. Yazr. Rasim EKSI HUKUK DANISMANLARI: Av. Izzet CEMIL FIDAN, Av.Ilker TURNA, Av. Ömer YESILYURT, Av. Hakki KURTULUS, Av. Mehmet TASDELEN... SITE SORUMLULARI:Genel sorumlu: Erhan ÖZTUNC, Teknik Sorumlu: Naci ERKOVAN, Halkla Iliskiler: Melih YILMAZ...
Temelleri 17’nci Yüzyılın sonundan itibaren adeta bir dantel işlercesine atılan “Kürçülük” hareketi günümüzde artık Türkiye’nin bölünmesi konusunu gündeme getirecek boyuta kadar uzanmıştır. Gerek bölücü amaçlarla kurdurulmuş olan Ermeni temelli bölücü terör örgütü pkk, gerek onun siyasal uzantısı olduğundan en küçük bir endişe olmayan dtp ve bunların dışındaki fikir ve düşünce olarak bunlarla aynı kulvarda olmamakla beraber, “Kürtçülük” veya “Bölücülük" konusunda aynı paralelde düşünen diğer kesimler bu düşünceleri artık yüksek sesle dile getiriyor ve her türlü fırsatta toplumda tartışılmasını sağlıyorlar.
Bu tutum ve davranışlar karşısında ülke ve milletin bölünmezliğini savunan insanlar ise sürekli olarak milli birlik ve bütünlüğün faziletinden ve bölünmenin getireceği tehlikelerden bahsederek, bölücü niyetli insanları bu tutumlarından vazgeçirmeye çabalıyorlar… Bu kesimdeki insanlar; binlerce yıllık birliktelik ve kardeşlikten, bir arada kalmanın siyasi ve ekonomik olarak faydalarından ve bölünmenin yaratacağı olumsuzluklardan örnekler getirerek ve bölünmenin Emperyalizmin amaçlarına hizmet olacağından uzun uzun dem vurarak, bölücülüğün önünü alma gayretlerini halisane duygularla ve son bir gayretle sürdürmeye çabalıyorlar…
Bence, bütün bu gerçekleri ve iyi niyetleri ortaya koymaktan ibaret olan politikalar, kafaları bir şekilde 250 yıldır iğfal edilmekte olan insanları, yani Kürtleri çıktıkları bu bölücülük serüveninden geri döndürmeye yetmeyecektir. Yaşadıkları her türlü olumsuzluğun sebebini, Türkiye Cumhuriyetinin bugünkü varlığında ve yapısındaki bütünlük politikalarında görmek için inandırılmış ve bu yöndeki politikalar ile 250 yıldır beyinleri yıkanmış insanlardan, artık milli birlik ve beraberlik yolunda iyi niyetli uyarılara kulak vermelerini beklemek beyhude olacaktır. Çünkü; ne söylerseniz söyleyin ya da ne yaparsanız yapın, artık sözün bittiği yere gelinmiştir ve artık söz ile bu iğfal edilmiş beyinlerin uyanmaları zamanı çoktan geçmiş durumdadır.
O halde yapılması gereken nedir?
Bana göre; yapılması gereken ilk şey Bölücülerin Türkiye’nin bölünmesi yolundaki ısrarlı politikalarına duymağa bile tahammül edemeyecek şekildeki davranışlar göstererek karşı çıkmak yerine, bölünmenin konuşulmasına bir anlık olsun tahammül göstererek, bu önerilen çözümün faturasının neler olabileceğinin çok net olarak Kürtlerin önüne koymak olmalıdır. Öncelikle bugün Türkiye’den ayrılmak veya federasyon gibi çözümler öneren insanlara, Türkiye içindeki güçlerinin ne olduğu ve bölünme halinde bu ülkeden ne kadar şey koparabilecekleri açık açık önlerine serilmelidir.
Bölücülüğün gittikçe pervasızlaşarak, Türk milletine ve değerlerine karşı yaptığı bunca saldırıdan, akıtılan bunca kandan ve toplumun getirildiği bugünkü hiçte hoş olmayan manzaradan sonra, artık Türk milletinin de Kürtlere karşı “Yeter” noktasına geldiğinin farkına varmaları sağlanmalıdır. Bu saatten sonra, artık Türk milletinin de Kürtleri ve onların yarattığı bugünkü iğrenç ortamı daha fazla taşımak istemedikleri; bizler ile birlikte olmak istemeyen bu sevimsiz kardeşlerimizle! birlikte yaşamaya bizim de artık çok meraklı olmama noktasına süratle gelmekte olduğumuz ciddi ciddi anlatılmalı hatta deyim yerinde ise adeta gözlerine sokarcasına gösterilmelidir.
Bu günün Türkiye'sinde yüzde 65'i Türkiye'nin batısında yaşamakta olan Kürt kardeşlerimizin, son günlerde Sayın Milli Savunma Bakanı Vecdi GÖNÜL'ün hatırlattığı "1915 Ermeni Tehciri" ve "İstiklal Savaşı sonrası yaşanan MÜBADELE" olaylarını iyi incelemeleri ve iyi değerlendirmeleri ARTIK SAĞLANMALIDIR...
Bütün bunlar yapılarak, çıktıkları bölücülük serüveninin başarıya ulaşması halinde veya artık Türklerinde kendilerini istemediği bir noktaya gelindiğinde; bunun kendilerine manevi değil ama maddi dünyada nelere mal olacağı adeta kafalarına “DANK” ettirilmesi sağlanmalıdır. Bu şekilde yaptıklarının ya da gittikleri yolun sonu NET BİR BİÇİMDE kendilerine gösterilen Kürtler, eğer hala bölücülük fikrinde ısrar ediyor iseler, o zaman “zorla güzelliğin olmayacağı” bir an önce hatırlanmalı ve bu işin gereğine bir an önce başlanmalıdır.
Yoksa bu pervasız ve zorla şımartılmış ukala insanların sebep olduğu bu kan deryasına Türk milletinin daha fazla sessiz kalmayacağı, bunun sonucunun ise hem Türk milleti için ama en çok da Kürtler için hiçte iyi olmayacağını artık her kademedeki herkesin anlaması beklenmelidir.
"Kürtçülük" veya "Bölücülük" konusunda asla pkk, dtp veya diğer bölücü Kürt gruplar gibi düşünmeyen KÜRT KARDEŞLERİMİZİN DE aralarından çıkan insanların özellikle son çeyrek yüzyıldır ülkemizde sebep olduğu "NEFRET ORTAMI"nı artık İYİ GÖRMELERİ ve Türk milletinin aslında asla vazgeçmediği "Birlikte yaşama" duygularının SONA GELMEKTE olduğunun farkına vararak "ÜZERLERİNE DÜŞENİ BİR AN ÖNCE ORTAYA KOYMA ZAMANI"nın gelipte geçmekte olduğunu anlamalarını bekliyoruz. ARTIK SUSMA ZAMANI BİTMİŞTİR VE HERKES AÇIKÇA TAVRINI VE SAFINI BELİRLEMELİDİR..!
MHP Genel Başkanı Sayın Dr.Devlet BAHÇELİ'nin 18 Kasım 2008 tarihinde partisinin grup toplantısındaki konuşmasının bir bölümünde söylediği "Tarihten ders çıkarmasını bilenler için, Türk milletine karşı yapılan ihanetlerin bulduğu karşılıkların neler olduğu ve bu tutumlarında ısrar edenleri bekleyen mukadder akıbetin ne olacağı yaşanan vakıalardır. Kaçınılmaz karar anı gelmeden ibret alınmasında büyük yarar vardır." sözlerini çok ama çok dikkatli okumak gereklidir. Türk milletinin ilelebet sabır göstermesini hiç kimse beklememelidir. Birçok ülküdaşımızın bile yıllardır "Yapılan bunca ihanete rağmen, neden bu konularda hala sesiz ve tepkisiz kalıyor?" diye suçladığı, gerçek bir devlet adamı ve sorumlu bir lider olan sayın Dr.Devlet BAHÇELİ bile artık bu sözleri yüksek sözle söylemek luzumunu hissediyorsa, bazılarının düşünme ve bir an önce karar verme kredisi sona ermiştir.
HER GÜN KAVGA VE DÖVÜŞ ORTAMI YAŞANAN BİR EVLİLİĞİN İLA NİHAYE DEVAM ETMEYECEĞİNİ HERKES ARTIK ANLASIN!!!
Türk milleti "YA DEVLET BAŞA, YA KUZGUN LEŞE..." demeden önce son hatırlatma...
Saygılarımla...
_________________ Ne Mutlu TÜRK'üm, Elhamdülillah MÜSLÜMANIM.
Yaş: 50 Kayıt: Feb 04, 2007 Mesajlar: 303 Şehir: Kayseri-Hacıbektaş
Seviye : 16
G.M.:
0 / 556
0%
T.M.:
265 / 265
100%
S.Y.S:
11 / 39
28%
Durum:
Tarih: 21.11.2008 18:50 Mesaj konusu:
Değerli gönüldaşım,
Türkiye , hepimizinde bildiği gibi "SÖZÜN BİTTİĞİ NOKTAYA GELMİŞTİR." Ülkemizi düşman gören Ermeni ve onun yardakcıları, kürtçülük yapan pkk lılar , ermeni bozuntularına verilecek cevap çoktur. yalnız bizi yönetenler bu konuda ne yapıyorlar. yaptıkları iş şu Diyarbakır Belediyesini alacağm diye anlaşmalı kavga çıkarmadıkları ne malüm. Ülkemizi bölünmenin eşiğine getiren bir iktidar ve ne söylediği belli olmayan bir başbakan. bu gün böyle, yarın şöyle sözleriyle ülke yönetilmez.Dik duruş çok önemli, adam gibi adam olmak çok önemli. bu gün söyle yarın söylemedim de . bunlar yanlış şeyler.
Birde kendisini vatan sever gören muhalif guruba söyleyeceklerim var. Siz vatan bölününce mi bir araya geleceksiniz ?
Değerli ülküdaşım kuzgun leşe değil. DEVLET BAŞA GELECEK..
SAYGILARIMLA
_________________ Bir kere yükselen bayrak,bir daha yere inmez!
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız